Dijital deneyimin yapı taşları

Yeni müşteri odaklı teknolojilerin ortaya çıkmasıyla birlikte oyun belirleyiciler de değişiyor.

Markaların, şirketlerin dijital deneyim tablosunu ve günümüzdeki en trendi hareketleri net bir şekilde görmeleri gerekiyor.

En etkili ve en önemli dijital deneyim kanallarının kapsamlı ve kısa bir değerlendirmesini ortaya çıkış sırasına göre burada bulabilirsiniz;

E-posta:

Son zamanlarda yayınlanan Radicati Group raporuna göre, e-postanın hacmi ve gelen posta sayısı yavaş da olsa tek haneli rakamlarla istikrarlı bir şekilde büyüyor. Bunun yanında e-posta, birçok anında mesajlaşma uygulaması karşısında ilgi de kaybediyor.

Dijital deneyim açısından e-postaların belki de en önemli kullanım alanı; başka bir dijital mecra veya uygulamada bir bildirim aracı olarak kullanma imkanı.

E-postanın diğer iletişim teknolojilerinden daha iyi olduğu bir konu ise dünyadaki diğer tüm e-posta gelen kutularının birbiriyle uyumlu olması ve nerede olursa olsun her yerdeki insana ulaşabilmesi.

Web siteleri :

Şirketler hala bir web sitesine ihtiyaç duyuyor ve artık web sitelerinin her ihtiyaca cevap vermesi; hem şirket hem de ziyaretçiler için içerik ve katılımı yönetmenin kolay bir yolunu içeriyor olması gerekiyor.

Kurumsal bir Web sitesi ayrıca, sosyal paylaşımda bulunma, mobil uygulamalar gibi diğer ilgili dijital deneyimlerle bağlantı kurmalı ve gerektiğinde mobil reklamcılık ve syndication içeriği gibi sanal üçüncü taraf öğelerini içeriyor olmalı. İlginç bir şekilde, yetenekli bir Web sitesinin geliştirilmesinin maliyeti geçmiş yıllara göre, çoğu diğer teknolojilerde olduğu gibi, yanıt verme ihtiyacına bağlı olarak düşüyor.

Dijital reklamcılık:

Bazen dijital pazarlamanın bir parçası olarak görülmese de web tabanlı veya mobil reklamlar, genellikle bir şirket için markanın dijital deneyimini tetikleyici bir “mızrak noktası”dır.
Dijital reklamcılık, artık, mevcut ziyaretçi trafiğinden kazanmak için de kullanılıyor.

Çevrimiçi topluluk :

Belki de en stratejik dijital deneyim arasında sayılacak olan çevrimiçi topluluklar; işletmeler ve müşterileri arasındaki işbirliğinde yüksek değerli katılımın odak noktaları sayılıyor.

Markanızın satış hedeflerine uygun aktif bir topluluk oluşturmak, büyümesini sağlamak ve sürekli etkileşimde kalmak zor bir süreç ve uzman bir yönetim istiyor.

Son araştırmalara göre, topluluğun ROI önlemlerinin belki de dijital kanalın en yüksek seviyesi olduğunu belirtmek gerekiyor.

API (3. taraf uygulamalar):

Bu model, yerli dijital stratejilerin ne kadar farklı ve güçlü olabileceğini gösteriyor. Markalar, müşterilerinin ihtiyaç duyacağı tüm dijital deneyimleri geliştiremez; zaten yapmasına da gerek yoktur.

Alanında uzman, motivasyonu yüksek, kendi zaman ve kaynaklarını 3. parti dijital deneyimler üretmek için harcayabilecek ortaklara API’ler ürettirmek çok başarılı bir strateji olabilir ancak yine de birçok geleneksel organizasyon için zorlu bir süreçtir.

Sosyal medya ve ağ oluşturma:

Sosyal medya, tüm dijital kanalların en zengin ve en değerli mecrası. Kişi veya kuruluşlar tarafından akla gelebilecek her tür içerik artık günlük olarak üretiliyor. Kurumsal bloglar gibi eski sosyal medya mecraları da ölçek ve kapsam bakımından gölgede kalsa da önemini hala koruyor.

Tüm önemli sosyal mecralarda varlık göstermek neredeyse zorunluluk. Bahsettiğimiz konu sadece büyük sosyal medya mecraları da değil; yayıncılık şirketlerinin Goodreads’e dahil olmaları, sağlık bakımı şirketlerinin

Doximity’ye bağlanmaları, teknoloji devlerinin Spiceworks’a ve Care2’ye eklenmeleri de bir zorunluluk.
Kuruluşlar, diğer sosyal medya dışındaki dijital kanalları koordine etmeli ve birbirine bağlamalı. Fırsatlar / krizler de düzenli olarak takip edilmeli ve NPS puanları için izlenen analitikler hazırlanmalı.

Mobil uygulamalar:

Web sayfaları ihtiyaca cevap verecek şekilde optimize edilemiyorsa, dijital deneyimin sağlıklı yaşanması için mobil uygulamalar en cazip yöntem çünkü dijital hikayenize yer, video, ses veya çok kapsamlı deneyimler katabiliyor. Uygulamalar için en uygun yatırım yerini ancak iyi bir dijital strateji ile bulursunuz.

Ses ve jest:

Apple, iPhone için Siri’yi 2011 yılında piyasaya sürdüğü sırada, sanayiye, çok erken bir zamanda, sözlü bir görüşmenin dijital bir deneyim olabileceğini gösterdi. Sesli ajanlar beklenen ilerlemeyi göstermese de teknoloji ilerledikçe renkli ürünler piyasaya sürülecek ve hizmet çeşitliliğini ses yoluyla çekici hale getirecek. Bununla birlikte ses ve jestler dijital deneyim açısından kritik bir noktaya gelecek.

Nesnelerin interneti (IoT):

Hayatımızda hemen hemen her cisim birbirine bağlanmaya başladı. Bu da her biri için birlikte verimli ve etkili bir dijital deneyim ihtiyacı doğuruyor.

Şirketler, IoT müşteri deneyimlerinin kesintisiz ve faydalı olmasını istiyorsa en üst düzeyde birlikte çalışacak şekilde bütünsel düşünmek zorundalar.

 

Giyilebilir Eşyalar :

Henüz beklenen düzeyde gelişmemiş olsa da pil ömrü ve kullanıcı için çekici tasarımlar ile umut vadeden bir alan.

Çoğu organizasyon, sadece üzerinde radar olan giyilebilir malzemelere ihtiyaç duyuyor ama özellikle insan sağlığı veya sportif faaliyetlere bağlı üretimlere ilişkin çalışmalar da hızla yaygınlaşıyor.

Artırılmış (AR) ve sanal gerçeklik (VR):

Bu teknolojiler, ilk günlerine göre çok daha kapsamlı ve görsel olarak etkileşimli hale getirilerek dijital deneyimde devrim yaratacak. İlk uygulama mağazaları mevcut; en dikkate değer olanı; Oculus Rift’in mağazası ve önemli bir kitleye sahip. Tasarımı hafifletildikten ve olgunlaştıktan sonra hem AR hem de VR, dijital etkileşim için çok popüler bir yol olacak.

Botlar ve akıllı ajanlar :

Facebook Messenger veya chatbot gibi akıllı sohbet servisleri hakkında çok yazılıp çiziliyor. Özellikle bir ses kullanıcı ara yüzü ile kombine edildiğinde, yeni nesil dijital deneyim için önde gelen bir model olarak gelişebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir